Beyaz Geceler; Amsterdam, Kopenhag, Stockholm, Helsinki, St. Petersburg, Talinn ve Klaipeda

Beyaz Geceler Turumuz....

Hatsail Turizm birbirinden güzel turlar yapmaya devam ediyor. Son olarak, 15 – 27 Haziran tarihleri arasında Baltık Ülkelerini içine alan bir Beyaz Geceler turu gerçekleştirdik. (12 gün süren bu Baltık turunda yalnızca Alem Dergisi vardı!)

**hatsail facebook sayfamızdan alem dergisinde çıkan yazımıza ve resimlerimize bakabilirsiniz...

Beyaz Geceler’in en güzel yaşandığı ve en uzun gün olan 21 – 22 Haziran tarihlerinde St. Petersburg’da demirleyen gemi yolculara unutulmaz güzel günler yaşattı.

Turumuza 48 kişi katıldı, ama ben size turda yapılanları ve gezilen yerleri anlatacağım... 
Hergün yerel rehber eşliğinde şehir turları düzenleyen Hatsail turizm ile turumuz tam 12 gün sürdü. 

Biz bu turumuzu Celebirity Gemisi ile yaptık. Celebrity Şirketi’nin Condé Nast ödüllü gemilerinden 77.713 tonluk Century Gemisi’ne Amsterdam’dan başladık, 2 gün denizde kaldıktan sonra sırasıyla, Danimarka (Kopenhag), İsveç (Stockholm), Finlandiya ( Helsinki), Rusya (St. Petersburg ), Estonya (Tallinn) ve Litvanya (Klaipeda) dan sonra tekrar 2 gün denizde kalarak Amsterdam’a vardık. 1995’de suya inen gemi, 2006 yılında tamamen yenilenmiş bulunuyor. 

Gemi turlarında bir ilk!!! 
Gemi Kaptanının ve mühendislerinin Yunanlı olması nedeniyle, Hatsail Turizm tarafından bir “Dostluk” kokteyli düzenlenerek, başta gemi kaptanı Nicholas Pagonis ve gemideki tüm Yunanlı ve Türk Yolcular’a özel olarak hazırlanmış davetiyeler gönderildik. Bu güne kadar gemi turlarında ilk kez Türk – Yunan dostluğu için düzenlenen bu toplantıda, Hatsail Turizm ve Hatko Şirketler Grubu Başkanı Ertuğrul Hataylı, Türk Yunan dostluğunun önemine dayanarak bir konuşma yaptı ve Türk Yunan Dostluğu ve Kaptan adına şampanya kadehleri kaldırıldı. Türk Hanımlarının şıklığı ve zarafeti karşısında hayranlıklarını gizlemeyen Yunanlılar bir başka turda buluşmak üzere vedalaştılar.

Kaptan’ın Hoş Geldiniz daveti dahil, 4 gece resmi giyinilmesi istenilen turda yemeklerin ve servisin güzelliği inanılmazdı. Her zarafetiyle Avrupa’da olduğunu hisseden yolcular, yine her sabah “5 yıldızlı bir yüzer otelde, ama hergün bir başka memlekette uyanarak” güne başladılar.

Gemide Türk Kuaför!!! 
Hatsail Turizm gemide kuaför olmasına rağmen, seyahatin uzun olması ve hanımların Türk kuaförü ile daha iyi anlaşabileceğini düşünerek, Türk Kuaför götürerek bir ilke daha imza attı. Hyatt Oteli’nin kuaförü Erhan Doğan’ın yardımcısı hanımları davetlere ve gecelere en iyi şekilde katılmalarını sağladı.

Kaptan Köşkünde davet! 
Kaptan Nicolas Pagonis, Türk Yunan Dostluğu’na karşılık olarak gemideki tüm Türkler’i tıpkı bir uzay üssünü andıran Kaptan Köşküne davet etti ve burada geminin seyri ile gemi hakkında bilgi verildi. İşin en ilginç tarafı ise; 262 m uzunluğunda olan dev geminin “bir kibrit çöpü” ebadındaki joy stick’le kumanda edilmesiydi.

ve Limanlar...
GECENİN RENGİ; AMSTERDAM : Tahta ayakkabıların, yel değirmenlerinin ve lalelerin ülkesi Hollanda’nın gözbebeği Amsterdam, hafif uyuşturucunun serbest olduğu şehrin renkli geceleri, sadece hafta sonu için bile binlerce turist çekmeye yetiyor. Bayanlar dahil şehre gelen ziyaretçilerin ilgisini en çok “kırmızı fener semti” (red light district) çekiyor. Amsterdam, adını şehrin güney doğusundan gelip Kuzey denizine dökülen “Amstel” nehrinden alıyor, “dam” ise “baraj” anlamına geliyor. 800 bini aşan nüfusuyla ve her yıl 1.5 milyonu aşan ziyaretçesiyle, turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Amsterdam, tüm dünya tarafından bilinen eğlence hayatı, ünlü meydanları, müzeleri ve mağazalarıyla komşu ülkelerin yanı sıra uzak ülkelerden de ziyaretçilerin akınına uğruyor.  




ANDERSEN’İN ŞEHRİ; COPENHAGEN : Kırmızı tuğlalı binalarıyla ünlü eşsiz kuzey şehri… Topolojik açıdan dümdüz olan şehrin en önemli ulaşım araçlarından biri bisiklettir. Ancak bisikletle dolaşmanın en güzel yani, etrafta mini mini etekleriyle bisiklete binen İskandinav kızları. Yeşillik ve enfes çiçekleri oldukça dinlendiricidir. Mavi üniformalı kraliyet askerleri arada bir tören yaparlar. Kurumuş ağaçların kesilmeyip heykel haline getirildiği açık müze. Bir köşe başını dönüp karşınızda Mikelanj' ın 7metrelik dev bir heykeli ile karsılaşabilirsiniz. Masalcı amca Andersen’ in evi vardır burada. Bir de Avrupa’nın en eski eğlence parkı olan Tivoli’yi unutmamak lazım. 

MASAL KENTİ; STOCKHOLM : İsveç’ in in Baltık Denizi kıyısındaki başkenti Stockholm ‘de nüfusunun beşte biri yaşar. İsmini, üzerinde kurulduğu irili ufaklı 14 adaya atfen "stock" (çok) "holm" (ada) sözcüklerinden alan güzel kuzey Avrupa şehri... 70 müzesi bulunan bir şehir için ne denebilir ki ? Kuzeyin Venediği olarak adlandırılan, ortasında tatlı göl suyu ve tuzlu deniz suyunun buluştuğu takımadaların ortasında kurulmuş, dünyanın en kuzeyinde bulunan başkentlerin üçüncüsüdür. Dünyanın en güzel kadınları burada bulunur derler. Daracık sokakları, jazz barları ve antikacıları ile ufacık bu adada bir gezinti yapmaya ne dersiniz? 


SU ŞEHRİ; HELSINKI : Finlandiya’ nın başkenti Helsinki, kışın gezildiğinde gri gökyüzü, pastel renkleri, mimarisi ve her yanı kaplayan kar tabakası ile huzur aşılayan bir kent. Votkaların güzelliği de cabası… Dünyanın en iyi ve temiz su kaynaklarına sahip ülkesinin başkenti nispeten ufak bir şehir merkezine sahip olduğundan herhangi bir taşıt kullanmadan gezilebilecek, sahip olduğu çok sayıda müzenin dışında özellikle Senate Square'da bulunan beyaz katedral, taşa oyulmuş Temppeliaukio ve Uspensky katedralleri görülmeye değerdir. Dinlenmek ve rahatlamak icin Sibelius parkı, yerel alışveriş için deniz kıyısında bulunan market square, eğlenmek icin de merkez istasyonu etrafında bulunan barları tercih edebilirsiniz. 

BALTIK İNCİSİ; KLAIPEDA : Baltık ülkelerinin en güneyde olanı Litvanya ‘nın liman şehridir. İnsanları sıcak ve ilgilidir. Rahatlıkla tanışabilirsiniz. Ekonomik olarak gelişen, insanlarının sürekli çalıştığı, gençlerin İngilizce ve bazı Avrupa dillerini iyi bildiği bu şirin liman kenti Slav ırkına mensup güzel kızları ile dikkat çekerler. Para birimi Litas’dır, fakat Euro kullanmaya 2007'de geçecekler. Leziz ekmekleri (özellikle kara ekmek ve çavdar ekmekleri ) ve votkasını tatmadan geri dönmeyin... 


 AÇIK MÜZE; ST. PETERSBURG : Federasyon'un ikinci büyük şehri olan St Petersburg, Moskova'nın 715 km (444 mil) kuzeybatısındadır ve kültürel merkez oluşunun yanı sıra zarif binalarıyla meşhurdur. Neva Nehri üzerindeki 42 ada üzerine yayılmıştır. Daha çok bir doğu şehri özelliği taşıyan Moskova'nın aksine, St Petersburg hep Avrupa çeşnisi taşımış ve "Batıya açılan bir pencere" olarak kabul edilmiştir. 303’ncü yaş gününü kutlayan, herkesin en az bir kez görmesi gerektiğine inandığımız St. Petersburg binalarından caddelerine, kiliselerinden katedrallerine, kadınlarından sanatına, soğuğundan eski rejimine, müzelerinden geniş caddelerine her köşesiyle kesinlikle “dünyanın en güzel şehirlerinden biri” olmayı hak ediyor… 

ORTAÇAĞ KENTİ; TALLINN : Estonya’nın başkenti Tallinn, AB sınırları dışında adını ilk kez iki yıl önceki Eurovision şarkı yarışmasında duyurdu. Yarışmanın yapıldığı midye formundaki beton konser binası aslında her yıl, geleneksel halk şarkıları festivaline ev sahipliği yapıyor. Geleneksel içecekleri likörün adını bile “Vana Tallinn-eski Tallinn” koymuşlar. Kahve de adeta Estonyalılar’ın geleneksel içeceği haline gelmiş. Kahvenin yanında mutlaka tatlı yeniyor, tatlı konuşuluyor. 19 kulesi olan surlarla çevrili başkent Tallinn, tam bir ortaçağ kenti. Üç katlı, evi andıran Parlamento binasının bulunduğu tepeden baktığınızda neredeyse şehrin tamamını görmeniz mümkün. Siz hiç balık derisinden çanta gördünüz mü? Kumaş, deri, cam ve tahta el işlerini görünce Tallinnliler’in estetik duygularına hayran kalıyorsunuz... 

iyi tatilleri.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder