Akdeniz Gemi Turu; Barcelona, Nice, Floransa, Roma, Napoli, Sicilya

Blog yazmaya çok gezmiş olmamım verdiği cesaretle başladım. Gemi seyahatleri de valiz açıp kapama derdi olmadan insanın çoğu şehri görme imkanı sunuyor. Gene Voyager of the Seas gemisi ve gene bir bayram turu...

bu seferki turumuzun tarihi : 27 - 30 Eylül 2008 toplam 7 gece 8 gün süren gemi yolculuğu...

Turumuz her Akdeniz gemi seyahatinde olduğu gibi Barselonadan başladı, turumuza bazı katılacak olan misafirlerimiz kendi talepleri doğrultusunda Barselona da konaklamak istedikleri için gemi turu başlamadan 1-2 gün önce gittiler ve kendilerine otel rezervasyonu, şehir turu, restoran organizasyonları ayarladık. kimiside tur bitiminde kalmak istedikleri için aynı programı gemi turumuz bittiğinde organize ettik. Bizler otobüsümüze binerek havalimanına dönerken, kalmak isteyenlere ise limanda otellerine özel transferler ile yola çıktırlar.

İstanbul - Barselona - İstanbul uçuşumuzu THY'nın seferi ile 3 saatlik uçuşumuzun ardından havalimanına vardık.
***Barselona havalimanı her zaman grev yapar, gittiğiniz zaman troller bulunamaz, ve bir sürü havalimanı servisi alınamaz bunların hepsi havalimanı sık sık grev'e girdiğinden bazen turlarımızda da sürpriz oldu bizede.


Liman bilgileri !!!
Barcelona - İspanya
Bireyselliği ve kültürel değeri ile, Barcelona Avrupa’nın en kozmopolit şehirlerinden biridir. Las Ramblas’da dolaşın, Gothic mahallesinin taşlı yollarında gezinin veya Gaudi’nin bitmemiş başyapıtı Sagrada Familia’yı görün. İsterseniz eski şehir ve rıhtım boyunca yürüyüş yapabilir veya bisiklet turuna katılabilirsiniz.

2. gün : Nice
Villefranche (Monaco, Monte Carlo, Nice) – Fransa :
Fransız rivierasında bulunan Villefranche olağanüstü kumsallara, kırmızı kiremit damlı evlerle dolu köylere ve soluk kesici manzaralara sahiptir. Monaco Prensi’nin sarayının mahzen geçitlerini dolaşın, Saray meydanını gezin veya Monaco Prensesi Grace Kelly’nin ebedi istirahatgahı olan 19. yüzyıldan kalma Monaco Katedrali’ni ziyaret edin. 
*** Nice’de Cours Saleya Çiçek Pazarına ve Matisse Müzesine uğrayın!

3. gün : Floransa
Floransa‘da birden fazla meydan var ve bunların etrafı kafelerle çevrilidir. En ünlü meydanlarından biri Duomo meydanıdır. Her gelişimde soluğu burada alırım. Katedral ve meydan inanılmaz kalabalık olur, Zengin bir halk zümresinin yaşadığı şehir merkezinde suç oranı oldukça düşük ama burada çantanıza dikkat etmek lazım, yan kesiciler cirit atıyor. Yerlerde oturmuş bir sürü sahte çanta satanları görürsünüz. Duamo'yu gezdikten sonra Leonardo Da Vinci'nin replika eserlerinin bulunduğu küçük bir müze var İtalya'ya gelmişken hele Floransa'ya gelmişken buraları sakın görmeden dönmeyin. Şehir ufak olduğu için toplu taşımaya ihtiyaç duyulmuyor pek. Ancak hop-on hop-off otobüsler hem şehri görmek hem tabanları dinlendirmek için iyi bir alternatif. Klasik her turumda olduğu gibi daha sonra Ponta Vecchio‘ya doğru yol alınır. Bu bölgede çok eski kuyumcular vardır. Rehberimizin anlattığına göre eskiden burada kasaplar bulunuyormuş, Ferdinando kokuya dayanamadığı için bunları kapattırmış. İkinci dünya savaşında bile bir çok yer bombalanırken bu köprüye dokunmamışlar. Akşam saatlerinde buraya gelirseniz manzara inanılmaz romantik. 

4. gün : Roma
Aslında tur programlarında Roma yazılıyor ama gemi aslında Roma'ya 2 saat kara yolu uzaklığındaki Civitavecchia'ya yanaşıyor. 
Civitavecchia (Roma) – İtalya : 
Civitavecchia antik Roma şehri'nin ihtişamını keşfe çıkmak için geçit kapınızdır. Roma'dan 2 saat uzaklıkta gemi limana yanaşır o bölgenin adı Civitavecchia'dır. Gemi size transfer servisi veriyor. Limana gelmeden transfer'de yerinizi rezerve edin. Colesseum’un ve Forum’un görkemini yaşayın veya Vatikan Şehrini ve Sistine Kilisesi’ni ziyaret edin. Sonra da Trevi Çeşmesine bir para atarak bu ebedi şehre tekrar gelmeyi garantileyin.
***En güzel İtalyan dondurmalarını tatmak için Pantheon ile aynı meydanda bulunan gelateria’lardan birine uğrayın!

5. gün : Napoli - Pompeii
Napoli, God Father film serisinden baya bilinen bir şehirdir.
Napoli aslında İtalya’da belki de en yüksek suç oranına sahip bir şehirdir. Napoli’de mafya oldukça etkili. İtalyan bayrağının üç rengini oluşturan yeşil, beyaz ve kırmızının aslında Napoli kaynaklı pizza Margherita’nın fesleğen, mozzarella ve domatesinden geldiğini söyleyen Napolililer yaşam temposuyla ilgili oldukça ağırlar. Birçok Akdeniz şehrinde olduğu gibi, geç saatte açılan dükkanlar öğlen siesta nedeniyle 2-3 saat süreyle kapalı kalıyor ve akşamda 2-3 saatlik çalışmayla günlük çalışma saatını tamamlıyor. Napoli toplu taşıma konusunda çok gelişmiş bir şehir değil ama metro sistemi şehir merkezinde işinizi görecektir. Şehir ufak olduğu için yürümek pek sorun olmuyor. Özellikle şehir merkezindeki dar sokaklarda yürürken çok keyif alacağınız için ulaşım araçlarına ihtiyaç duymuyorsunuz. Napoli yürüyüşle gezile bilecek bir şehir, Napoli’nin en karakteristik mahallesi olan Spaccanapoli'den ’den şehir dolaşmaya başlayabilirsiniz. Napoli'de gezip görünmesi gereken yerler;  Castel Nuova, Royal Palace, San carlo Opera House, Cathedral of San Gennaro, National Archaeological Museum, Capadimonte Museum and Art Gallery ve San Martino National Museum zaten buraları gezdikten sonra Napoliyi bitiriyorsunuz, ama eğer daha önceden Napoliye geldiyseniz tekrar gezmek yerine ben size yakınında bulunan Pompeii'yi gezmenizi tavsiye edeceğim (**Pompeii’den çıkartılan muhteşem mozaikleri ve antik Roma döneminden kalma eşyaları görebileceğiniz National Archaeological Museum ise Pompeii'nin tarihi ile ilgili fikir edinmek için iyi bir adres.) 
Napoli yakınlarında bulunan Pompeii kenti belki de şehrin en çok ilgi çeken noktası. İS 79 senesinde Vezüv’ün patlaması sonucu lavlar altında kalan bir yerden bahsediyorum... Özellikle lav altında kalarak ölen insanlara ait boşluklara dökülen alçıyla elde edilen heykeller çok etkileyici. Eğer Pompeii’yi ziyaret etmek niyetindeyseniz yanınıza spor ayakkabı alın. 
Eğer hepsini gördüyseniz ozaman  gemiden Napoliye yakın uzaklıkları olan Herculaneum gezisi, mount Vesuvius gezisi, Isle of Capri gezisi, Ishia gezisi, Sorrento gezisi alabilirsiniz...

6. gün : Sicilya
Akdeniz'in en büyük adası olması özelliğine sahiptir. Bu ada da God Father dizisi ile adını çok güzel duyurmuştur. Bölgede italyanca Sicilya lehçesi ile konuşulur.  Eğer temmuz ayında giderseniz ayakkabılarda indirim zamanıdır. Adadan Zeytinyağ, Şarap, Makarna, Likör ve Peynir almadan dönmeyin. 

7. gün : Denizde
Voyager of the seas gemisiniz size anlatayım, bu denizde geçen günler sadece yüzen otel dediğimiz 5 yıldızlı otel konforundaki geminin adını çıkartmakla geciriyoruz…
Sayfasından ulaşa bilirsiniz…

8. gün : Barcelona 
ve limana, yani başladığımız yere dönüş.
gemiden inişler sabah gerçekleştirilir çünkü gemi en hızlı şekilde dezenfekte olduktan sonra hızlıca öğleden sonra alacağı yeni misafirleri için hazırlanır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder